İş modeli nedir ve girişiminiz için en uygun iş modeli nasıl belirlenir?

GenelKategori
Okuma süresi: 12 dk
Kevin Wood

Yeni bir iş kurmak istediğiniz için buradasınız. Nasıl bir iş kurmak istediğiniz hakkında genel bir fikriniz olabilir ama ne istediğinizden tam emin olamayabilirsiniz. Hatta “iş modeli nedir?” diye soruyor bile olabilirsiniz.

Bu anlaşılabilir bir durum. Yeni bir iş kurmak, belirsizlikle dolu ama aynı zamanda heyecan verici bir süreç…

Ancak başarılı olma şansınızı artırmak için dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var:

  • İşletmenizle, müşterilerinizin hangi sorununa çözüm sağladığınızı derinlemesine anlamak.
  • Müşterilerinizin sunduğunuz şey için ödeme yapabilecekleri bir pazar.
  • İşinize gerçekten para kazandıran bir iş modeli belirlemek.

Bu yazı boyunca üçüncü maddeye odaklanacağız, yani işletmeniz için pazarınızla uyumlu ve gelir getiren bir iş modeli bulmak. Hadi başlayalım.

İş modelleri için kapsamlı bir rehber

İşte yazı boyunca ele alacağımız konular:

  • İş modeli nedir?
  • Yaygın iş modelleri
    1. Reklamcılık iş modeli
    2. Gelir ortaklığı iş modeli
    3. Franchising iş modeli
    4. Freemium iş modeli
    5. Jilet - tıraş bıçağı iş modeli
    6. Ters tıraş bıçağı iş modeli
    7. Abonelik iş modeli
    8. Ajans iş modeli
    9. E-ticaret iş modeli
  • Size en uygun iş modelini nasıl seçebilirsiniz?
    1. Müşterilerinizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurun.
    2. Müşterilerinizin nasıl satın alım gerçekleştirdiğini düşünün.
    3. Pazar potansiyeline ve rekabet oranına dikkat edin.
    4. Müşterilerinize katacağınız değeri düşünün.
    5. Farklı gelir akışları yaratmayı düşünün.
  • Sonuç ve sonraki adımlar

Şimdi bir iş modelinin ne olduğunu ve ne olmadığını, günümüzün en yaygın iş modellerini ve son olarak, yeni girişiminiz için doğru iş modelini nasıl seçebileceğinizi öğreneceksiniz.

İş modeli nedir?

Basitçe söylemek gerekirse, iş modeli para kazanmak için uyguladığınız yaklaşımdır. Belirli bir maliyet karşılığında, ürün veya hizmet aracılığı ile müşterilerinize nasıl değer sağladığınızdır da diyebiliriz.

İş modeli, her yeni girişim için temel ve vazgeçilmez bir unsurdur çünkü uzun vadede değerinizi anlamanıza yardımcı olur.

İş modelinizin taşa yazılı olması gerekmediğini unutmayın. Onun yerine, bunu işletmenizden para kazanmanın farklı yollarını denemenin ve test etmenin bir yolu olarak düşünün.

Buna daha çok izlediğiniz gelir modeli de diyebiliriz.

Örneğin, Facebook gibi bir şirketi ele alalım. İlk başladıklarında platform tamamen ücretsizdi ve kitleleri yeterince büyüdükten sonra reklam yoluyla para kazanmaya başladılar. Bu, seçebilecekleri modellerden sadece bir tanesiydi.

Aylık bir abonelik ücreti almayı veya ürün ve hizmet satmayı da seçebilirlerdi.

İşletmeniz için benimsediğiniz iş modeli genellikle pazarınıza ve kitlenizin ne için ödeme yapmaya istekli olduğuna bağlıdır. İşe ilk başladığınızda benimsediğiniz iş modeliyle sonuna kadar devam etmek zorundasınız diye de düşünmeyin.

Örneğin Amazon’a bakarsak, bugün Amazon AWS (Amazon Web Services), ölçeklenebilir bulut altyapısı çözümleri sunan, Amazon’un en büyük gelir sağlayıcılarından biri. Ancak ilk kurulduğunda tamamen farklı bir amaca hizmet ediyordu.

İş modeliyle iş planının aynı şey olmadığını bilmek önemlidir.

İş modeliniz, işletmenizin gelir getirmesi için benimsediğiniz yaklaşımdır, iş planı ise işletmenizin geleceğini ve o geleceğe nasıl ulaşacağınızı detaylı olarak belirten bir plandır.

Mevcut modellere ve seçeneklere göz atmak kendi girişiminiz için bir seçim yapmayı kolaylaştırabilir.

Örnek alabileceğiniz yaygın iş modelleri

Kendi girişiminizi nasıl yönlendireceğinizi belirlemek için örnek alabileceğiniz onlarca iş modeli bulunuyor. Genellikle işletmeler kapsamlı bir model belirleyip bunu işlerinin ihtiyacına göre şekillendirmeyi tercih ediyorlar.

Sizin seçeceğiniz yol da sektörünüze bağlı olarak ama daha çok da müşterileriniz ne için ödeme yapmaya istekli olacaklarına bağlı olarak değişecektir. Peki, bu iş modellerinden bazıları nelerdir?

  1. Reklam
  2. Gelir/satış ortaklığı
  3. Franchising
  4. Freemium
  5. Jilet – tıraş bıçağı
  6. Ters tıraş bıçağı
  7. Abonelik
  8. Ajans
  9. E-ticaret

Şimdi bu yaygın iş modellerine daha ayrıntılı bakalım.

1. Reklamcılık iş modeli

Reklamlar uzun süredir hayatımızda. Ancak eskiden önde gelen mecra olan baskı reklamlarının yerini bugünlerde online reklamlar aldı.

Bu yaklaşım oldukça basit: İnsanların tüketmek isteyeceği içerikler üretiyorsunuz ve bunlardan para kazanabilmek için reklamlardan faydalanıyorsunuz. Okuyucularınız veya ziyaretçilerinizden ücret talep etmiyorsunuz, bunun yerine web sitenizde/platformunuzda/kanalınızda reklam alanı satarak, onların dikkatlerini paraya çeviriyorsunuz.

Bir web siteniz varsa, reklam yayınlamak için anlaşabileceğiniz çeşitli reklam ağları bulunuyor. Burada genellikle tıklama ve görüntülenme sayısına bağlı olarak ödeme alıyorsunuz.

2. Gelir/satış ortaklığı iş modeli

Gelir/satış ortaklığı da oldukça yaygın ve kazanç getirme potansiyeli olan bir model, özelikle de işinizi internet üzerinden yürütüyorsanız… Gelir ortaklığı pazarlaması ile bir komisyon karşılığı belirli ürün veya hizmetleri kitlenize öneriyorsunuz.

Piyasada Hepsiburada ve Trendyol gibi büyük şirketlerin yanı sıra nişinize ve kitlenize göre gelir ortaklığı programları sunan sayısız şirket bulabilirsiniz.

İlgili yazı: Blogunuzda satış ortaklığı yapmaya nasıl başlayabilirsiniz? 

3. Franchising iş modeli

Burada verdiğimiz örneklerin çoğu online odaklı olsa da çevrimdışı dünyaya da adapte edilebilecek modellerden oluşuyor.

Ancak, franchising öncelikli olarak çevrimdışı bir model.

Aklınıza gelebilecek fast food restoran zincirlerinin çoğu bu model ile çalışıyor. Hatta, örneğin McDonalds’ın lokasyonlarının yüzde 90’ı franchise…

İşinizi genişletmeye odaklanıyorsanız bu model size uygun olabilir.

Bu modelde, franchise veren işinin çoğu yönünü lisanslıyor, franchise alan da bu ürün ve hizmetleri telif karşılığında satıyor. Bazı durumlarda, franchise veren gelirden bir pay da alabiliyor.

4. Freemium iş modeli

Freemium da büyük olasılıkla aşina olduğunuz bir model. Bu modelde ürün veya hizmetin bir kısmı ücretsiz olarak sunuluyor ancak premium sürüm ve ek özellikler için ücret talep ediliyor.

Freemium modelinin en önemli özelliği sonsuza kadar ücretsiz olmadı. Yani hiçbir zaman premium sürüme yükseltme yapmayan bir kullanıcı grubuna da sahip olabilirsiniz.

Bu modelin, özellikle de yazılım alanında, sayısız farklı örneğiyle karşılaşabilirsiniz.

Evernote bu örneklerden bir tanesi. Bu organizasyon ve planlama uygulaması çoğu kullanıcının ihtiyaçlarını karşılayacak ücretsiz bir sürüme sahipken, Premium ve Business planlarında daha kapsamlı özellikler bulunuyor.

iş modeli evernote

5. Jilet – tıraş bıçağı iş modeli

Bu modelin adı, temelde modeli icat eden üründen geliyor. Ne olduğunu tahmin edebiliyorsunuz, değil mi?

Burada, ürününüzün belirli bir kısmından yüksek miktarda satmak için aynı ürünün belirli bir yönünü maliyetinin altında satıyorsunuz (hatta neredeyse bedava veriyorsunuz diyebiliriz).

Bu modelin en ünlü örneği tabii ki jilet ve tıraş bıçaklarıdır. Tıraş makinesinin sapı neredeyse bedava olacak kadar ucuzdur ancak ürünün ömrü boyunca yeni tıraş bıçaklarına para ödersiniz.

Başka bir yaygın örnek ise yazıcılardır. Yazıcıyı bir kez satın alırsınız ve daha sonra ürün ömrü boyunca defalarca mürekkep kartuşu satın almanız gerekir.

6. Ters tıraş bıçağı iş modeli

İsminden de anlaşılabileceği gibi, bu model yukardaki yaklaşımın tersidir.

Başlangıçta düşük marjlı bir ürün satmak yerine, önce yüksek marjlı bir ürün satıyorsunuz ve peşine düşük marjlı ürünler teklif ederek satış devamlılığı sağlıyorsunuz.

Bu ürünlerin her ikisiyle de bir ürün ekosistemine katılıyorsunuz.

Örneğin, Apple ürün ekosistemini ele alalım. Yeni bir MacBook satın alırsanız, daha sonra Apple Store’dan uygulama, Apple Music’ten şarkı ve hatta bir iPhone alma şansınız da yüksektir.

Bu model, bir (veya birden çok) üst seviye ürünün ardından daha küçük satın alımlar sağlıyor.

7. Abonelik iş modeli

Abonelik modeli, kapınıza dergi ve gazetelerin teslim edildiğini günlere kadar uzanıyor.

Büyük olasılıkla her ay abonelik ücreti ödediğiniz bir dizi hizmetten (veya üründen) faydalanıyorsunuz.

Netflix, kulağa tanıdık geliyor mu?

Süreç oldukça basit: Müşterileriniz, ürün veya hizmetinizi kullanmaya devam etmek için aylık bir ücret ödüyorlar. Bu, SaaS ve içerik odaklı işletmeler için oldukça yaygın bir model.

Netflix, abonelik modelinin klasik bir örneği. Aylık üyelik ücretinizi ödüyorsunuz ve karşılığında Netflix’in içerik kitaplığına erişebiliyorsunuz.

iş modeli netflix

8. Ajans iş modeli

Ajans modeli, kaliteli potansiyel müşteriler oluşturmayı ve daha sonra hizmet ve pazarlama kampanyaları aracılığı ile bunları satmayı içeriyor. Bu model size oldukça tanıdık gelebilir çünkü 200’ü aşkın bir süredir hayatımızda… Bilinen ilk reklam ajansı 1786 yılında William Taylor tarafından kurulmuş.

Şimdiki modern ajans kavramı ilk ajanslardan ve “Mad Men” günlerinden oldukça farklı ancak süreç ve işleyiş birbirine benziyor. Temelde, farklı müşteriler için pazarlama ile ilgili projeler yönetiyorsunuz.

Bu model, yazılım aboneliği ya da kendi ürünlerinizi satmak kadar ölçeklenebilir değil ancak yine de ciddi bir gelir sağlayabilir.

9. E-ticaret iş modeli

E-ticaret, en hızlı büyüyen perakende sektörü. E-ticaret dendiğinde akla ilk önce Hepsiburada gibi büyük pazar yerleri geliyor olabilir ancak kendi web sitesini kurup e-ticarete atılan işletmelerin sayısı da gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Siz de işletmeniz için bu iş modelini denemek istiyorsanız GoDaddy’nin WordPress E-Ticaret Hosting planı gibi bir çözüm ile kısa sürede kendi e-ticaret sitenizi kurabilirsiniz.

İlgili yazı: Online satış yapmak isteyenlerin dikkat etmeleri gerekenler 

Size en uygun iş modelini nasıl seçebilirsiniz?

Gördüğünüz gibi yeni bir iş kurarken hangi modeli seçeceğiniz konusunda birçok farklı alternatifiniz olacak.

Abonelik modelini mi, e-ticareti mi, freemium’u mu yoksa tamamen farklı bir seçeneği mi kullanacaksınız?

İşte girişiminiz için en iyi iş modelini belirlemenize yardımcı olacak bir süreç:

1. Müşterilerinizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurun

Seçtiğiniz iş modeli, müşterilerinizin ihtiyaç ve beklentileriyle uyumlu olmalı. Örneğin abonelik modelini uyguluyorsanız, reklam modelini de dahil ederseniz müşterilerinize kötü bir hizmet sunmuş olursunuz. Örneğin, şarkılar arasında reklam dinlememek için Spotify Premium üyeliği aldığınızı ama sonra yine de reklamlara maruz kaldığınızı düşünün. Bu hiç hoşunuza gitmezdi, değil mi?

Birden fazla modeli birleştirmekte tabii ki serbestsiniz, ancak bunu yaparken her şeyden önce kârı değil, müşteri deneyimini düşünmeyi unutmamalısınız.

2. Müşterilerinizin nasıl satın alım gerçekleştirdiğini düşünün

Bazı pazarlarda para kazanmak zor olabilir. Örneğin, yüksek trafik alan ancak ürün satışlarına dönüşmeyen, içerik odaklı bir web siteniz varsa para kazanmak için en iyi seçeneğiniz büyük olasılıkla reklam modeli olacaktır.

Müşterilerinizin nasıl satın alım yaptığını düşünün. Sık sık üst seviye ürünler mi alıyorlar? Yoksa abonelik ücreti ödemeye ya da daha düşük seviye ürünler almaya daha mı yatkınlar?

3. Pazar potansiyeline ve rekabet oranına dikkat edin

Diğer işletmelerin nasıl gelir elde ettiğini görmek için pazarınızı analiz etmeye zaman ayırın. Bir süredir başarılı bir şekilde işlerini yürütüyorlarsa büyük olasılıkla sizin de işinize yarayabilecek bir iş modeli bulmuşlardır.

Ancak, her pazarda yenilikçi ve yıkıcı atılımlar yapmanın mümkün olduğunu da unutmayın.

Bu nedenle, yalnızca daha önce yapılanları takip ve tekrar etmek zorunda olduğunuzu düşünmeyin.

4. Müşterilerinize katacağınız değeri düşünün

Pazarınızda sizi rakiplerinizden ayrıştıran nedir? Örneğin bir e-ticaret işletmeniz varsa yalnızca yerel markalara yer vererek destek mi oluyorsunuz?

Veya abonelik ücretlerinin hakim olduğu bir pazarda uygulamanızın ücretsiz sürümünü mü sunuyorsunuz?

5. Farklı gelir akışları yaratmayı düşünün

Başarılı işletmelerin çoğu, gelir akışı için birden fazla kaynağa güvenir. Yani işletmenizin ilk zamanlarında denemeler yaparak nerelerden gelir akışı yaratabileceğinizi belirlemek önemlidir.

Artık bir iş modelinin ne olduğunu bildiğinize göre, işinize gerçekten uyan bir iş modeli bulana kadar farklı modellerle deneme yapmaktan çekinmeyin.

Bu yazıda bahsettiğimiz modellerin çoğu, birbirleriyle birleştirilip geliştirilerek işletmenizden daha fazla gelir elde etmenize yardımcı olabilir.

Sonuç ve sonraki adımlar

Gördüğünüz gibi bazı iş modelleri yüzyıllara meydan okuyarak başarılı olmaya devam ediyor, bazıları ise daha çok yeni ancak hızla ölçekleniyor ve pazarı ele geçiriyor.

Genel olarak “en iyisi budur” diye bir şey söylenemez, ancak işletmeniz için en iyi ve en uygun iş modeli vardır. Bu nedenle nasıl gelir elde edeceğinizi pazarınızın ve müşterilerinizin taleplerine göre belirlemeye dikkat edin.

Son olarak seçeceğiniz iş modelinin sonsuza kadar değişmeyeceğini unutmayan. İşletmelerin çoğu birden fazla modele dayanır ve yaklaşımlarını zamanla değiştirir ve iyileştirir.